First And Last Part

Massage /Jikook&One-Shot/

First And Last Part

"Jungkook! Buraya gelsene bir!" Hyungunun seslenmesiyle düzenlediği havluları bırakıp kasada bir şeyler yazan Namjoon hyungunun yanına gitti."Efendim hyung? Bir şey mi oldu?" Diye sorduğunda hyungundan vakit kaybetmeden cevabını almıştı."Bay Park tekrardan seni istiyor.Önceki gidişinde nasıl etkilemişsen senden vazgeçememiş." Son cümleyi imalı imalı söyleyerek kendinden küçük arkadaşına sırıttı ve göz kırptı.



Jungkook büyüğüne saygısından göz deviremedi ve hızla malzemelerini hazırlamaya depo gibi bir odaya girdi.Siyah geniş bir çantayı alıp içine masaj yağı,birkaç havlu ve seks oyuncakları koydu.Normalde müşterilere sadece masaj yapardı ama bu Park Jimin için geçerli değildi.Diğer müşterilerden farklıydı ki Jungkook’a olan bağımlılığı bunu oldukça belli ediyordu.



Jungkook son kez eşyalarını kontrol ettikten sonra hyunguna veda edip müşterisinin gönderdiği arabaya bindi.Heyecanlıydı.Sanki ilk defa onunla karşılaşacakmış gibi...Aradan yarım saat geçtiğinde Jeon daha fazla heyecanlanmıştı.Kocaman evin önüne geldiklerinde şoför Jungkook’a izin vermeden arabanın etrafından dolanıp kapısını açmıştı.Bu hareketi ikinci kez yaşadığı için tuhaf karşılamamıştı.



Arabadan inip evi tekrardan süzdüğünde oraya yakışmadığını düşündü.Kendisi küçücük deliğinde yaşarken iş için bile olsa buraya gelmek kendini tuhaf hissettiriyordu.Yavaşça kapıya ilerlediğinde kapıyı bir önceki sefer geldiğinde onu gülümseyerek karşılayan orta yaşlarda bir kadın açmıştı.Yine öyle gülümsüyordu."Hoşgeldiniz Bay Jeon." Onun bu resmi haline Jungkook dayanamayıp "Lütfen Jungkook deyin." Dediğinde kadın başıyla onaylayıp "Peki Jungkook.Bay Park evde değil.İki saat sonra geleceğini söyledi." Demişti.



Jungkook şaşırsada bir şey demeyip başıyla onayladı ve kadın içeriye geçmesi için kenara çekildi.Adını söylemeyi de unutmamıştı.İkisi birlikte salonda otururken Bayan Choi on yıldır bu evde yaşadığını ve birkaç anılarını anlatmıştı.Bir saati böyle geçirdikten sonra Jungkook o an hatırladı.Odayı düzenlemeliydi...



Bayan Choi’den izin alıp Bay Park’ın odasına,üst kata, çıktı.Odaya girdiğinde içeride bulunan siyah kapılı odaya girdi.Burası ilk geldiği günki gibiydi.




Belkide Bay Park ondan sonra kimseyle yatmamıştı.Bu düşünce Jeon’u güldürürken üstünü çıkarmış ve seksi kıyafetini giymişti bile.




Odanın içindeki aynadan kendine baktığında ilk birliktelikleri aklına gelmişti.Tüyleri ürperirken beline sarılan kollar hissetmesiyle bağıracağı sırada ağzına bir el kapanmıştı.Aynaya bakmak aklına geldiğinde gözlerini direk karşısındaki aynaya çevirdi.Bu Jimin’di.



Gözleri Jimin’i görmesiyle normal boyutuna gelirken eliyle ağzındaki eli indirmişti."Bay Park korkuttunuz."



"Üzgünüm tavşancık.Sen böyle bu oda da savunmasız dururken kendimi tutamadım." Jungkook duyduklarıyla titrerken Jimin onun omzunu öpüp boynuna doğru öpücüklerini sürdürdü.Küçüğü mırıldandığında Jimin arkasından ayrılıp "Ben hazırlanmaya gidiyorum." Deyip Jungkook’un onay vermesini beklemeden odadan çıktı.


Onbeş dakika sonra geldiğinde tavşancığını hastanedeji sedyelere benzeyen şeyin yanında gördü.Sırıtıp yanına adımlayıp üstündeki bornozu çıkardı.Üzerinde sadece siyah sıkı kalçalarını saran boxerı vardı.Jeon bu görüntüyle sertçe yutkundu.Şimdiden küçüğü uçuşa geçmişti.


Yüzüstü sedye gibi olan şeye yatıp küçüğüne başlaması için birkaç mırıltı çıkarmıştı.Jungkook büyüğünü bekletmeden masaj yağının ucunu aşağıya doğru çevirdi ve akmasını izledi.Soğuk yağın sırtıyla buluşmasıyla ağzından küfür kaçırmıştı Park.Döktüğü miktara bakıp yeteceğine kanaat getirdiğinde şişeyi yan taraftaki hazırladığı masanın üzerine koydu.


Ellerini kalçalarının yukarısında gezdirip yukarı doğru ilerletiyordu.Yağı Jimin’in vücuduna yaydırıp elleriyle masaj yapmaya başladı.Bu Jimin’in gevşemesini sağlarken dudaklarının arasından inlemeleri odaya yayılıyordu.Sırtıyla ilgilendikten sonra bacaklarına geçti.O kaslı baldırları kendini fazlasıyla zorluyordu.Birkaç yoğurmayla işini bitirip önüne geçip ellerini omzuna koyup masaj yapmaya başladı.Jimin başını kaldırıp karşısındaki giydiği kıyafetten bile belli olan hafif şişmiş penise baktı.


Sırıtıp dilini onun üzerinde gezdirdi.Jungkook ani gelen hareketle odaya boğukça bir inleme bırakmıştı.Jimin kıkırdayıp dilini geri çekti.Omuzlarındaki baskı onu rahatlatırken sabırsızca işini bitirmesini bekliyordu.


Bedenini ters çevirip sırt üstü uzandı.Jungkook bu sefer karın kaslarının üzerine döktü yağı.Bir yandan alt dudağını dişlerken bir yandanda elleri büyüğünün kaslarında dolaşıyordu.Kalçalarına dokunmamasının sebebi masajı uzatmak istemesiydi.Hemen olup bitsin istemiyordu.İlk birlikteliklerinde,ki bu ikinciydi,o işi hallettikten sonra onu evine bıraktırmıştı.Ona bir sürtük gibi davranmıştı.


Jungkook’un aklına gelen şeylerle elleri bacaklarında hareket etmeyi kesmişti.Bunu fark eden Jimin onun durduğunu fark etmeden gözlerini kapatmış bekliyordu.Jungkook başını iki yana sallayıp dikkatini büyüğünün bacaklarına verdi.Bu sefer hızlı olmak istiyordu.Az önce yavaş yapan o değilmiş gibi Jimin’in baş ucuna geçip ellerini yine omuzlarına koydu biraz masaj yaptıktan sonra eğilip dudaklarını dolgun dudaklara bastırdı.


Jimin dudaklarının üzerinde hissettiği dudaklarla kapalı olan gözlerini açıp gözlerinin önündeki çeneye baktı.Şuan oldukları pozisyon Örümcek Adam’la Mary Jane’in öpüştükleri pozisyondu.Jimin dudaklarını aralayıp ona karşılık verirken Jungkook inleyip alt dudağını ısırmıştı.Aralanan dudaklar arasından dilini içeri sokup büyüğüyle dillerini birleştirdi.Dilleri birbirlerine dolanırken ikiside aynı anda inledi.


Jungkook dudaklarını ayırdıktan sonra oradan uzaklaşıp Jimin’in kucağına,küçük Jimin’in üzerine,oturdu.


Jimin~


Kucağıma oturan bedenle ellerim kalçalarını sarmıştı.Küçüğümün üzerinde sürtünmesi onu daha da şişiriyordu."Ahm bebeğim hı-hızlan." 


"Babacık mmnnnh" Diye inlemesiyle onu kucağıma alıp yan tarafta bulunan yatağa yatırdım.Huysuzca mırıldanıp gözlerimin içine bakmıştı.Onu umursamadan yataktan kalkıp odada gözlerimi gezdirdim.Aradığım şeyi bulduğumda sırıtıp onu almak için aslı olduğu yere gittim ve alıp geri bebeğimin yanına geldim.Elimdekine bakıp yutkunmuştu.





Kırbacı elimde tutarken iplerinde(?) diğer elimi gezdiriyordum.Yatağa gidip dizlerimin üzerine çıkıp yukardan Tavşanıma baktım.Bakışları vücudumda geziyordu.Bu haline kıkırdayıp elimdeki kırbacı kenara bıraktım ve üzerindeki giydiği şeyi çıkardım.Kırbacı alıp göğüs ucunda gezdirdim.Aniden yaptığım şeyle gözlerini kapatıp boğukça inledi.Eğilip göğüs ucunu yaladım.


"A-Ahmnn baba-cıkmmnh"


Bir süre göğüslerinde oyalandıktan sonra başımı kaldırıp yüzüne baktım.Elimdeki kırbacı göğsünde ve karnında gezdiriyordum.Beklemediği bir anda kırbacı kaldırıp kasıklarına vurdum.


"Mnnnhh!"


Kırbacı üst üste aynı yere vurdum ve sontasında vurduğum yerleri yalayıp emdim.Sırt üstü yatan bedeni döndürüp yüz üstü yatırdım.Sıkı kalçası şuan karşımdaydı.Kırbacı kaldırıp bu sefer kalçasına vurdum.İnleyip kalçasını iki yana salladı.


"Uslu dur Jeon."


Söylediğim kelimelerle kalçasını oynatmayı bırakmıştı.Bu sefer kırbacı sırtında gezdirip oraya vurdum.İnlemeleri her vurduğumda artarken her inlediğinde küçüğüm daha da büyüyordu.Kırbacı kenara bırakıp vurduğum yerleri emmeye başladım.Ensesinden yukarı çıkıp kulağına yaklaştırdım dudaklarımı.Nefesimi üfledim ve "Babacığı rahatlat bebeğim." Deyip yatağa sırtım başlığa gelecek şekilde oturdum.


Yattığı yerden kalkıp bacaklarımın uzerine oturdu ve boxerım üzerinden küçüğüme dilini değdirdi.Boğukça inleyip ellerim saçlarını kavradı."Onu çıkar."


Ellerim saçlarındayken başını kaldırdı ve boxerımı çıkardı.Tekrar küçüğüme eğildi.Bu sefer eliyle tutup çekiştirmeye başladı.Arada dilini ucuna değdiriyordu.Oda da inlemelerim yayılırken küçüğümü ağzına alması için başına baskı yaptım.Bunu anlayıp komple ağzına aldı.Sıcak ağzını kissettiğimde ellerim saçlarını çekiştirmişti.


"Sen bu işte çok iyisin bebeğimmmnh."


Söylediklerimle hızlanıp bir yandanda toplarımla oynuyordu.Geleceğimi anladığımda bir şey demedim.Jungkook’un ağzına gelmemde sorun edeceğini düşünmüyordum.Birkaç dakika sonra boşalmıştım.Menilerimin hepsini yutup başını kaldırıp gözlerimin içine bakmıştı.Belinden tutup yatırdım ve üstüne çıkıp dudaklarımızı birleştirdim.


Kendi tadım ağzıma geldiğinde inledim.İnlemem ile alt dudağını ısırdım ve onun inlemesini sağlayıp dudaklarının aralanmasıyla dilimi içine soktum.Dillerimiz anında birleşince ikimzde aynı anda inledik.Dudaklarından ayrılıp iki parmağımı ağzına gönderdim.


"Penisimi nasıl emdiysen öyle em."


Dili parmaklarımda dolaşırken yutkundum.O çok güzeldi...Hayalimdeki kişiydi.Ve onu kaçırmak gibi bir niyetim yoktu.Onu sonsuza dek benim yapacaktım.Parmaklarımı ağzından çıkarıp deliğinin etrafında gezdirdim.


"Mnnnh babacık lütfen."


Bir parmağımı içine sokup git gel yapmaya başladım.Odaya yayılan inlemeleriyle ikinci parmağımı da soktum.Bu sefer çığlık atmıştı.


"A-acıyor ba-bacık.Çıkar lüt-fen."


"Alışacaksın bebeğim." Deyip kalçasını okşadım.Parmaklarımı hızlandırdım.Acıdan inleyen beden şimdi zevkten inliyordu.


"O-orasımnnnh babacık ahhmmnnn"


Bulduğum zevk noktasıyla parmaklarımı içinden çıkardım.Bir şey demesine izin vermeden penisimi deliğine konumlandırıp içinde git gel yapmaya başladım.Tekrardan acıdan inliyordu.Penisimi kaplayan dar ve sıcak deliği beni zevkten inletiyordu.Birkaç dakika sonra tekrardan değdiğim zevk noktasıyla büyük bir inleme bırakmıştı odaya.İçinde hızlanıp elimi ilgi bekleyen küçüğüne sardım.


Aynı hızda çekiştiriken iki yandan gelen zevkle ağlayan miniğime baktım ve tekrar dudaklarımızı birleştirdim.Boşalacağım sırada küçüğünü hızla çekiştirmeye devam ettim.Birkaç dakika sonra aynı anda gelmiştik.İçinden çıkmadan üzerine yığıldım.İkimizde derin nefesler alıp veriyorduk.


Nefeslerimi düzenledikten sonra içinden çıkıp yan tarafına yattım.O da yataktan kalkmak için hareketlenirken bileğinden tuttum.


"Nereye gidiyorsun?"


Başını arkaya çevirip bana baktı.Yutkunup dudaklarını araladı.


"E-eve gideceğim."


Bu dediğiyle bileğindeki elimle onu kendime çekip yatağa yatmasını sağladım ve sıkıca sarıldım."Hiç bir yere gidemezsin."


Bu dediğimle kaskatı kesilip kekeleyerek sordu."Ne-neden?"


"Seni asla bırakmayacağım Park Jungkook.Benim yanımda kalacaksın artık.Seni seviyorum."


Dediklerimle geri çekilip yüzüme şaşkınca baktı.Bu haline kahkaha attım.Gözlerimden yaşlar gelmeye başlarken zar zor durdurdum kendimi.Gözlerimin kenarını sildim.


"Bakma bana öyle."


Kendine gelip ciddiyetle yüzüme baktı."Sana nasıl inanayım?"


"Haklısın.Bu yüzden bana inanana kadar yanımda kalacaksın." Deyip kocaman gülümsedim.


♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡


Jungkook~


"Baba! Joonmi rahat durmuyor! İkide bir bana vuruyor!"


Ağlayarak bağıran kızımın yanına koşarak gityim ve onu kucağıma aldım."Şhh sakin ol Minji.Jimin baban ona ceza verecek."


"A-ama Jungkook baba.Minji’de benim yerime başka bir çocukla oynuyordu."


Diğer ağlayan minik oğluma baktım bu sefer.Yanına gidil kucağımdaki Minji’yle eğildim."Ama böyle yapmaman gerekir biliyorsun değil mi Joonmi? Konuşarakta kardeşine söyleyebilirsin."


Kollarını boynuma sarıp başını omzuma yasladı ve göz yaşlarını oraya akıttı.Boşta kalan kolumla onu sarmalayıp ayağa kalktım."Şimdi ikinizde ağlamayı kesiyorsunuz ve Jimin babanızla uğraşmaya gidiyoruz.Tamam mı miniklerim?"


İkisi de ağlamayı bırakıp sevinçle bağırdılar.Bu hallerine kıkırdayıp çalışma odasında çalışan kocamın yanına doğru ilerledim kucağımdaki miniklerimizle.Joonmi’den kapıyı çalmasını istedim.İçeriden gelen komutla üçümüzde gülümsedik ve bu sefer kapıyı açması için Minji’ye söyledim.Kalıyı açtıktan sonra içeri girdik ve ayağımla kapıyı arkamızdan kapattık.


Çalışma masasına baktığımda kağıtlara gömülu bir Park Jimin görmeyi beklemiyordum.Bu sıralar işleri baya yoğundu.Eve taşımak zorunda kalmıştı.Ses çıkarmadığımız için başını kaldırıp gelenlere ,yani bize, baktı.Yüzünde oluşan gülümsemeyle gülümseyip yanına gittim.Ayağa kalkıp kucağımda kollarını babasına uzatmış Minji’yi kucağına almıştı.


"Baba Joonmi başka çocukla oynadığım için bana vurdu." Demesiyle Joonmi başını boynuma gömmüştü.Boş kalan elimle sırtını sıvazladım.


Jimin Minji’ye anlamadığım bir şekilde baktıktan sonra "Sen bir çocukla mı oynadın? Joonmi’den başka?" Demişti.Kıskançlığı tutmuştu anlaşılan.Minji babasına açıklama yaparken ikisinin bu halleri sevimli geldiği için gülmüştüm.Benim gülmemle üç çift göz bana dönmüştü.Hepsi şaşkınlıkla bana bakıyordu.


Gülmememi durdurup onlara şirince gülümsedim.Jimin bu halime kıkırdayıp yanıma geldi ve dudaklarımdan bir öpücük çaldı.Kalbimi çaldığı gibi.


Birkaç saat çalışma odasında vakit geçirmiştik ve miniklerin uykusu geldiği için onları yatırmıştım.Şimdi ise koca bebeğinle yatağımızda sarılarak uzanmıştık.


"İyi ki seninle tanışmışım.İyi ki evimden girmene izin vermemişim.Bana ikiz çocuk verdiğin için çok minnettarım bebeğim."


Bu cümlelerle gülümseyip "Seni seviyorum." Dedim.İkimizde uzun cümleler kurmaktan hoşlanmazdık.Daha çok bedenimizle sevgimizi anlatırdık.Gözlerim yavaşça kapanırken uyumadan önce son kez duydum sesini.


"İyi geceler Tavşancık."


♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡



Wattpad’te araya fotoğrafta koymuştum ama burada konulmuyor :’) 

İlk one-shotum umarım beğenirsiniz ^-^