Gecenin Işıkları
Giriş
Unutulmak bazılarının en çok korktuğu şeydi. Ama kimse kaybettiği birini bir günde unutmayı bekleyemezdi. Anılar beyinde dolaşıp, sesler kafasında yankılanırken bu o kadar kolay değildi. baktığı her yerde bir macera bir kahkaha vardı. Şimdi ise gülümsemek bir o kadar saçma geliyordu ona. Birileri acı çekerken onun mutlu gözükmesi normal olamazdı.
Her şeye rağmen hayat devam ediyor demişti ona babası. Hepimiz birileri kaybeder. Zamanla toparlanacaksın demişti. Peki ya neden hala canı yanıyor? Unutamıyordu.
Nasıl da güzel gülümsüyordu diye düşünmeden edemedi. Son bir veda için geldiği okulda yine kendini burada bulmuştu işte. geriye kalan tek şey buydu çünkü. Elini uzatıp okul dolabına dokundu. Parmaklarını üzerinde gezdirdiği sarı notu sinirle çekip kopardı oradan.
' Cehennemde görüşürüz sürtük.' kağıdı eliyle buruşturup sinirle yere fırlattığında gözyaşları yanaklarından süzülmeye başlamıştı. Hiçbir insan öldükten sonra okul duvarına böyle şeyler yazılmasını istemezdi. Bu dolabın sahibi ise bunu isteyecek en son kişiydi. Dolaptaki Fotoğrafları inceledi. Ortada ki kocaman fotoğrafı.

Bu fotoğrafı kendisinin çektiğini hatırlıyordu. Miranda ona telefonunu heyecanla uzatmış bu görünümünü internete atmak istediğini söylemişti. İnsanların eskisi kadar onu umursamadığını bilse de herkes tarafından sevilen biri gibi davranırdı. İçten içe ona edilen hakaretlere üzülse de gülümseyerek karşılık verirdi hep. İyi insanlar onun dünyasında hep kötü bir yaşam sürerdi. Miranda da onlardan biriydi. Onunla ilk tanıştığında kötü bir gün geçiren Miranda olmasına rağmen onu ağlarken gördüğünde neşeli bir şekilde yanına yaklaşıp eğer ne olduğunu anlatmazsa onu öldüreceğini söylemişti. O gün anlamıştı işte Miranda herkesin bahsettiğinin aksine tanıdığı en neşe dolu ve iyi insandı.
Dolapta ki notlar daha fazla sinirini bozmadan buradan ayrılmalıydı. Elini son bir kez fotoğrafın üzerinde gezdirip '' Sana ulaşamadığım için üzgünüm arkadaşım.'' diye fısıldadı.
'' Aisha!'' birinin bağırmasıyla düşlerinden uyandı. Arkasını döndüğünde üniforması içinde ki babası üzgün bir şekilde ona yaklaşıyordu.
'' Burada olacağını tahmin ettim.'' başını öne eğip gözyaşlarını babasından saklamaya çalıştı. Ama hayatta onu en iyi tanıyan adam ağladığını da tahmin edebilmişti tabii ki de. Sonunda pes edip kendini onun kollarına attı. Ellerini boynuna dolayıp hıçkırarak ağladı.
'' Gitmek istemiyorum. Onu yalnız bırakmak istemiyorum.''hıçkırarak ağlamaya devam etti. Babası saçlarını okşarken.
''Biliyorum.'' diye fısıldadı.